19 Mayıs 2017 Cuma

Electropol Festivali 14 Mayıs 2017

Mayıs 19, 2017

İzmir bu sene festivallerle dolu bir sene olurken, yerinde duramayan bizler için ilk kez Electropol'ü İzmir'e getirdi. Tabi biletler haftalar öncesinden alındı. Sayılı günler beklenmeye başlandı. Nasıl hazırlanmalıyım ?, nasıl olmalıyım ? diye kendimi yerken, bir baktım festivalde sahne önünde kendimi müziğin ritmine kaptırmış dans ediyorum. 

Asıl gitme amacım Mahmut Orhan ve Kerem Tekinalp olduğu için, onları da görmeden gitmeme kararı aldım doğal olarak... Ve fazlası ile görüştüm diyebilirim :)
Tanıştım diye demiyorum ama hepsi birbirinden tatlı insanlar, umarım bir gün sizde tanışma imkanı elde edersiniz. Daha da detaylı neler yaptığımı neler konuştuğumu merak edenler için sizleri buraya alayım :)
Kendinize iyi bakın sevgilerimle :)
B.
instagram : benirva

18 Mayıs 2017 Perşembe

Mayıs 18, 2017

Herkese tekrardan merhaba !
Uzun bir süre (8 ay) kadar bloğa giriş yapmadım. Belki bırakmak geldi içimden belki de işim olduğundan....
Fakat şunu fark ettim ki insan yazmaya başlayınca kesinlikle ve kesinlikle devamını gelmesini bünyesi istiyor. Bloğa yazmasam, kalem kağıdı önüme alıp karalıyorum bir şeyler... Demek ki bu benim için tutku oldu. Bıraktığım zaman bağımlılık gibi geri dönüyorum. 

Bu zaman zarfında ne yaptım bana kalsın, gelin şimdi ki planlarım neler ?
Tekrardan bloğuma geri döndüğüme göre kozmetik ve moda yazılarım devam ederken; aralarda ise minik reklamlar verip, gezdiğim gördüğüm yerleri sizlere anlatmak istiyorum. Eğer yazım size güzel gelirse diğer bloğumdan detaylıca okuyabileceksiniz. Deneyimlerimi paylaşacağım, sosyal sorumluluk projelerim olacak, etkinlikler ve daha fazlası ...
Bunlar biliyoruz ki zaman isteyen şeyler, sizden sadece tek isteğim iletişimi koparmamamız. 
Aynı zamanda maalesef kullanmaya alışamadığım instagramdan da ulaşabilirsiniz.
instagram : benirva

Şimdilik görüşmek üzere hoşçakalın :)

10 Aralık 2016 Cumartesi

YOLO Dünyası için Geri Sayım Başladı!

Aralık 10, 2016
haydar-colakoglu-yolo-uygulama
Ulaşımda En Pratik Yol O!  sloganı ile yola çıkan ve Uber’in karşılaştığı en güçlü rakip olan girişim YOLO için geri sayım başladı. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de yoğun ilgi gören şehir içi, konfor ve kaliteyi birleştiren yolculuklar sağlayan platformlara bir yenisi daha ekleniyor. Kısa süre içinde hayatımızda farklı bir yer edinmeyi hedefleyen girişimin adı YOLO.
YOLO, şehir içinde lüks segment araçlar ile şehir içi VIP taşımacılık hizmeti veren ve sektöre çok iddialı girerek diğer rakiplerine nazaran çok farklı iş modeli ve kazanç vaat eden bir mobil uygulama. Dünyada Uber modeli olarak bilinen mobil uygulamanın Türkiye versiyonu olarak planlanmış olan YOLO, uzun süren Ar-Ge çalışmaları sonucunda ortaya çıkmış.
YOLO’yu dünyadaki benzerlerinden farklı kılan en önemli özellik TR’de hukuksal altyapısının sağlamlığı ve farklı kazanç modelleri. YOLO, hem kullanıcılara, hem de iş ortaklarına sağladığı yeni nesil bir iş modeli ile kısa sürede yola çıkıyor.
haydar-colakoglu
YOLO, TEB Holding ve Çolakoğlu Grup Yönetim Kurulu Üyesi Haydar ÇOLAKOĞLU başkanlığındaki güçlü yatırımcı ve yönetim kadrosu ile de dikkat çekiyor. Yönetim kademesindeki 12 kişilik tecrübeli ekibin, 1 yıl süren çalışmaları sonucu ortaya çıkardıkları YOLO, şehir hayatına yeni bir soluk getirmeyi planlıyor.
haydar-colakoglu-teb-genel-mudur
haydar-colakoglu-teb
Ulaşımdaki zorlukları keyif ve konfor ile çok uygun koşullarda sunmayı hedefleyen ekip adına konuşan YOLO Yönetim Kurulu Başkanı Haydar ÇOLAKOĞLU şunları söyledi;
“Günümüzde temel ihtiyaçlarımızdan biri olan şehir içi konforlu seyahatin hızlı, güvenli ve ucuz olarak sağlanabilmesi başlangıç noktamızdı. Bununla birlikte, kayıt dışı kalan birçok seyahatin kayıt altına alınarak vergilendirilmesi, sektörde hukuksal altyapının sağlamlaştırılması yeni düzende yeni normallere alışan bizler için çok önemli. İşlerimize teknolojiyi en verimli şekilde entegre etmek hem kullanıcılarımıza hem de iş ortaklarımıza yüksek kazanç sağlayacaktır.
YOLO yüzde yüz yerli yapım bir uygulamadır. Amaçlarımızdan biriside bu iş modelini hızlı bir şekilde ülke dışında da kullanılan bir marka yapmaktır. YOLO’nun temel felsefesi bundan ibarettir.
Kendi kurucularımızın sağladıkları desteklerin yanında, henüz başlangıç aşamasında iken Los Angeles merkezli bir yatırım şirketinden 16 milyon dolar değerleme ile bir kısım yatırım aldık. Kendileri ile yaptığımız çalışmalar sonucunda da “you only live once” baş harflerinden oluşan YOLO isminde karar kıldık. Bunun yanısıra Los Angeles, San Francisco, Londra ve Zürih merkezli yatırımcı grupları ile de görüşmelerimiz devam etmekte. Bu güç birliği platformu ile hem UBER gibi bir dünya devine rakip olacak, hem de Türkiye’den bir dünya markası çıkartabilmek için çalışacağız.
haydar-colakoglu-yolo-turkiye
Başlangıç gününde 300’ün üzerinde araç ile hizmet verecek olan YOLO ile kullanıcılar, tek tuş ile araç çağırabilecek, ulaşım ücretlerini kredi kartları ile ödeyebilecekler. Araçta unuttukları herhangi bir eşyanın güvende olduğunu bilecekler. Yıl sonu hedefimizde 1000’i aşkın araçla hizmet vermek var.
Bu uygulamaların yanısıra yolcularımızı çok özel kampanyalardan da faydalandıracağız. Farklılıklarımız, ilk günden bu ayrıcalıklar ile görülecek. Kasim ayında acilacak beta surumu ile İstanbul`un bazi seckin mekanlarinda yapilacak test surusleri ile hizmete baslayacak olan uygulama üzerinden özellikle tanıtım günlerimizde kayıt yaptıran yolcularımıza 15 Aralık - 4 Ocak tarihleri arasında ücretsiz ulaşım hakları, çeşitli promosyonlar sağlayacağız. Açılışa özel bu kampanya gibi birçok büyük kurumdan da kampanya desteği alan YOLO ile yolculuklarınızın standartları değişecek. YOLO’yu hepinize tavsiye ediyorum. YOLO dünyasına hoş geldiniz.”
GooglePlay ve AppStore dan indireceğiniz uygulama sayesinde YOLO dünyasında siz de yerinizi alın. Detaylı bilgi ve iletişim için www.yolo.com.tr adresinden YOLO’ ya ulaşabilir @yolo_turkiye Instagram adresinden de takip edebilirsiniz.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

1 Ekim 2016 Cumartesi

Manikürümü Nasıl Yapıyorum ?

Ekim 01, 2016

Selamlar !
Geçen sene bloğum da  "manikür nasıl yapıyorum ?" adlı yazımı yayınladım. Sonra baktım ki yaptığım şeylerde biraz ekleme daha da özen var, sizlerle paylaşayım dedim. 

Soğuklar kapıya dayandığından bildiğiniz üzere, ellerimiz kurumakta. Bu yüzden lütfen olabildiğince ellerinizi nemlendirin. Nemlenmesi hem manikürünüzü kolaylaştıracak, hemde tırnaklarınızı besleyecektir. Not: Yağlı nemlendiriciler bu kategoriye dahil değildir!

Peki manikürümü evde nasıl yapıyorum ? Sorusuna gelirsek:

-İlk aşama nemlendirici kullanıyorum: Biliyorum nemlendirici her ne kadar ara ve son işlemde kullanılsa da, ben başta kullanmayı seçenlerdenim. Temiz ojesiz ellerime bir miktar yağsız nemlendirici kullanıyorum. Bunu asıl işleme başlamadan 15 dakika önce yapıp ellerimi maniküre hazırlıyorum.

-Ilık su ve limonsuz asla! : İster etlerimi alayım ister almayayım ki, ben bir sene boyunca hep aldım, ılık suyun içine 6-7 damla limon damlatıyor ve ellerimi onun içinde bekletiyorum. Böylelikle hem tırnak dibi etleriniz yumuşayacak hemde tırnaklarınız sertleşip, aynı zaman da rengini beyaza döndürecektir. Ellerimi bi 5-8 dakika arasında bekletiyorum.

-Makassız olur mu canım ?: Normalde tırnak eti makaslarının uçlarının yamuk/eğri olanlarını kullanmayı seviyorum. İstediğim tırnak dibi ovalliğini daha iyi verdiği için. Fakat size hangisi uygunsa onu kullanmanız daha yararlı olacaktır sizin için, eğer elinizin alışkın olmadığı bir makas kullanırsanız; dibinde kanamalara neden olabilirsiniz. Etleri fazla derine inmeden istediğim şekli verecek şekilde dikkatli bir şekilde alıyorum.


-Tırnak dibi temizleme çubuğu mu o canım o ney ? : Her ne kadar ismini özel olarak bilmesem de, manikür setimin içinden çıkan bir ucu sivri, diğer ucu daha oval olan bu çubuğun sivri ucu ile dipleri temizliyorum. Diğer ucu ile tırnak diplerini geri itiyorum. İtme işlemi yaparken, fazla baskı uygulamamaya dikkat edin.


-Törpü mü törpüler mi ?: Şimdi piyasa da oldukça fazla bulunan, 7 taraflı törpüler den ben de edindim hemen bir tane. İlk önce tırnaklarımı şekillendirdim. Kısaltılacak yerleri kısalttım. Kare şeklinde tırnağımı şekillendirdim.

-Pürüzleri giderin!: Hayatta maalesef pürüzler çıkabiliyor. Aynı şekilde tırnak üstümüzde öyle.... Elimizde bulunan o çok amaçlı törpüyü kullanarak, tırnağa zarar vermeyecek şekilde tırnak yüzeyini temizleyin. Pürüzsüz hale getirin! En sonunda ise yine aynı törpünün plastik kısmı -çoğunda shine yazar- onu kullanarak cilasız cila yapın tırnaklarınıza !


-Koruyucusuz olmaz. : Her ne kadar bir çoğumuz bu işlemi atlasak da, aslında yapmamız gereken ilk aşama bu. Koruyucu adı altında satılan bu ojelerin bin bir çeşidini bulabilirsiniz. (değişik yağlı, tırnak sertleştiricili olanı vs gibi) İlk katmanı sürüp iyice kurumasını bekliyoruz. Size önerim fotoğraftaki Kalyon Tırnak Güçlendirici. 


-Nemlendirici zamanı !: İlk sırada uyguladık nemlendiricimizi çıplak ellerimize, ojesiz tırnaklarımıza. Şimdi ise koruyucumu sürdükten sonra sadece tırnak diplerime, eser miktar nemlendirici sürüyorum. Tırnak dibi etlerimi yumuşatıyorum. Sürdüğümüz o koruyucu sayesinde ise, tırnağa nemlendirici gelmesini de engellemekte. İlk aşama da nemlendirici sürünce tekrardan nemlendirici kullanmak zararlı olabilir. Tırnağı yumuşatabilir.

-Hangi ojeyi sürsem ?: Gelelim sonlara... Şimdi ise manikürünüzü belli edecek çarpıcı renkleri seçin.
Ben bunu mor alt tonlu bordo ojeden yana kullandım. Dikkatli bir şekilde ojenizi sürün.


-Artıkları temizleyin !: İlk katı sürdükten sonra, kulak temizleme çubuğunu asetona daldırıp, diplerdeki oje artıklarını alıp birinci kat sürdüğümüz ojeye şekil veriyorum.

-2.Katı unutmayınn! : 2. katı unutmadan, şekil verdirdiğimiz altta ki ojeye göre dikkatlice sürüyoruz. Bunu sürdükten sonra ben baya zaman iyice kurumasını bekledim. Sizde bekleyin derim...

-Cilala parlat, cilala parlat! : Gelelim son aşamaya....Artık partlatıcı, cam özelliği veren ojenizi alttaki kurumuş ojenizin üzerine dikkatlice fazla çekiştirmeden sürün.
Önerim size Rimmel London markasından yana olacak.


SONUÇ: MÜKEMMEL GÖRÜNÜMLÜ TIRNAKLAR !

Toplam süre sizin el yeteneğinize bağlı fakat, dışarıda yapılanlardan daha sağlıklı ve daha özenli olacağına eminim. Umarım size yardımcı olmuşumdur.
Sevgiler...

30 Eylül 2016 Cuma

Sevdiğin Sanatçılara Oy Vermek ve Kırmızı Halıda olma şansı yakalamak için son gün Pazar günü!

Eylül 30, 2016
Bu yıl 43.’sü düzenlenecek olan Pantene Altın Kelebek Ödülleri’nde televizyon ve müzik dünyasının yıldızları sizin vereceğiniz oylarla parlıyor. Oylamaya katılarak sevdiği sanatçıları ödüle bir adım daha yaklaştırdıktan sonra güçlü ve sağlıklı görünen saçlarıyla fotoğrafını paylaşan 10 kişi, ayrıca geceye katılarak benzersiz deneyimler yaşama fırsatı yakalıyor.
Bu yıl 43.'sü gerçekleşecek Türkiye’nin en prestijli ödül töreni “Pantene Altın Kelebek Ödülleri” için oylamada son hafta! Sevdiği sanatçıları oylarıyla destekleyenler arasından seçilecek 10 kişi ayrıca geceye Pantene’le hazırlanacak, kırmızı halıda sevdiği sanatçılarla tanışma fırsatı kazanacak.
Türkiye’nin sevilen yıldızlarını bir araya getiren “Pantene Altın Kelebek” ödül töreni heyecanına katılmak çok kolay. En sevdiği sanatçılara oy verdikten sonra güçlü ve sağlıklı görünen saçlarıyla fotoğrafını paylaşan katılımcılar, ödül gecesinde benzersiz deneyimler yaşama şansı yakalayacak. Seçilecek 10 kişi geceye Pantene’le hazırlanacak, alanında uzman kişilerden tavsiyeler alarak kırmızı halıda parlayan saçlarıyla yürüyecek.
Oylamaya katılmak ve gecenin yıldızı olmaya hak kazanmak için: http://www.pantenealtinkelebekodulleri.com/
Sosyal medyada  #PanteneAltinKelebek etiketini ve Pantene Türkiye Instagram ve Youtube sayfalarını takipte kalın!



Bir boomads advertorial içeriğidir.

Uygun Fiyatlı 5 MAT LİKİT Ruj

Eylül 30, 2016

Son 2-3 yıldır mat ruj furyasıdır gidiyor. Sosyal medya da boy boy fotoğrafları, ünlü markların tanıtımı derken bizi de bu furyanın içine çekiyorlar sağolsunlar.  İlk klasik rujlardan başladı bu furya. Sonra likitidir, o'sudur bu'sudur derken yelpaze iyice genişledi. Bu yüzden, ister istemez bir çok markayla yüz göz olmaya başlıyorsun, o ürün senin bu ürün benim derken bir bakmışsın ki elinde 50 tane ruj kullandığın ise 3 tane...
Her ne kadar  "Ben yaptım siz yapmayın !" başlığı altında toplamak istesem de, bir türlü fırsatını bulup yazamadığım bu rujları şimdi sizlerle paylaşmak istiyorum. Daha yeni yeni mat likit ruj arayışında olanlara da açık bir kapı olur. Açıp açıp okursunuz efenim :)"


XP Kozmetik Mat Likit Rujlar

Kalıcılığı içlerindeki diğer rujlara göre dört kat daha fazla olan, rengini tam veren bu rujlar yeni yeni piyasa da tanınmakta. Her ne kadar bir çoğumuz korka korka XP Kozmetik ürünlerini kullanmaya başlasak da, yeni ürünleri oldukça popüler olacakmış gibi duruyor. 
Fiyatı: 10 lira

Catherine Arley Mat Likit Rujlar

Catherine Arley bir zamanlar annlerimizin genç kızlığında oldukça popüler bir markaymış. Sonra tahtını diğer şirketlere kaptırınca piyasadan adı neredeyse silinir gibi oldu. Gel gelelim öyle bir dönüş yaptı ki, yeni mat likit rujlarına hayran olmamak elde değil. Şık tasarımı ve kaliteli yapısıyla, piyasadaki diğer rujlardan kendini ayırmakta. İnternet üzerinden oldukça kolay elde edebilirsiniz. 
Fiyatı:18 lira

Golden Rose Mat Likit Rujlar

Golden Rose markası bu sene kendini yenilemesi ile aynı segmentteki diğer markaları adeta eleyip tahta oturan diğer markalardan biri. Dış tasarımda oldukça iddialı olan bu marka aynı zamanda kaliteli ürünler ortaya çıkararak adeta bizi gönlümüzden fethetti. Yapısı, kalıcılığı, renkleri ile bizi kendisine bağlayan bu markanın ürünlerini internetten kolayca alabilirsiniz.
Fiyatı: 18 lira



Pastel Mat Likit Rujlar

Herhalde piyasaya ayak uydurup, uygun fiyata mat ruj çıkaran ilk firma olan Pastel ise fiyat / performans oranı ile en memnun kalınan ürünlerden biri. Fazla renk seçeneği bulunmaması ile kısıtlı seçenek sunulsa da zamanla yelpazesini genişletmeye devam ediyor.
Fiyatı:18 lira

Rimmel London Mat Likit Rujlar

Rimmel markası ülkemizde her ne kadar popüler olsa da, mat likit rujları yukarıdaki rujlar kadar maalesef ilgi görememekte. Fakat, kalıcılığı olsun, sürümü olsun "high end" markalarla yarışacak düzeyde. 
Fiyatı: 20 lira


Sizin favori rujunuz hangisi ? Önerileriniz neler ?
Sevgiler..

29 Eylül 2016 Perşembe

Son Zamanlardaki Favori Şarkılarım

Eylül 29, 2016

Yaz her ne kadar aramızdan çekilse de ısrarla, şarkılarımla geri getirmeye devam ediyorum. Yaz boyunca dinlediğim benim için favori olan şarkılarımı sizlerle paylaşmak istiyorum. Eğer önerileriniz varsa muhakkak dinlemek isterim !



Bipolar Sunshine - Daydreamer (Gryffin Remix)



Sezen Aksu - Vay (Boral Kibil`s Deep Soul Touch)




Charlie Puth - We Don't Talk Anymore (feat. Selena Gomez)




LP - Lost On You




Dua Lipa - Be The One




Calvin Harris - This Is What You Came For



Mahmut Orhan - Feel feat. Sena Sener 



Bir sonraki yazımda görüşmek üzere !
Sevgiler!



28 Eylül 2016 Çarşamba

Keyif Yapılası Mekanlar #1

Eylül 28, 2016

Sonbaharın gelmesi demek eşle dostla sıcak bir kahve eşliğinde güzel bir vakit geçirmek demek..
Üniversiteler de açılınca haliyle zorunlu olarak İzmir'e okumaya gelenler ve İzmir'i bilmeyenler için şu ana kadar gezip gördüğüm, severek vakit geçirdiğim mekanları sizlerle paylaşmak istedim. Yeni gelenler için hem rehber niteliğin de olur hemde keşfetmemiş olanlar içinse yeni bir yer olur diye düşündüm. 
Bir mekana gittiğim de ilk önce oranın iç-dış dizaynı beni etkiler. Eğer soğuk ve cansız renkler varsa negatif enerji aldığımdan gitmek istemem açıkçası. Aynı zaman da ilgili çalışanların olması ve menüdekilerin içeriği ile aynı ürünler gelmesi de ayrı önemli benim için. Titiz olanlarınız vardır illaki, bu saydığım yerlerin tuvaletleri de hijyenik. Şimdilik ilk üç tanesini tanıtımını yapacağım, daha sonraki yazım da ise devamı gelecek!
Şimdi hazırsanız başlıyorum:

80's Cafe- Bostanlı

Burayı adeta öyle bir benimsedim ki, kendi evim gibi hissettiğim yerlerden ilk ve tek yer 80'ler! Kaba bir yorum olacak belki ama boş muhabbet yapmaya gelen, ona buna laf atan, insanları rahatsız eden kişilerin bulunmaması ile adeta kendini koruma altına almış. Genelde 17-25 yaş gurubun takıldığı, sessiz sakin, ister yanına kahve söyle kitabını oku istersen arkadaşlarınla takıl. Kimsenin kimseye karışmadığı nadir işletmelerden biri olması ile Bostanlı da oturanların adeta göz bebeği olmuş durumda. Güler yüzlü ve ilgili çalışanların olması, aynı zamanda sokak hayvanlarını sahiplenmesi ile diğer kafelerden ayrılmakta. Ev yapımı kekleri (özellikle mozaik pastayı yemelisiniz!) ve içecekleri (ev yapımı limonatasını içmeden gitmeyin derim :) ) ile gidip görülmesi gereken yerlerden biri.

Adres:   2008 Sk 1a Bostanlı/İZMİR



Pasaport Kahve Diyarı-Alsancak

Eğer kordonda püfür püfür deniz havası alıp aynı zaman da hoş vakit geçirmek isteyenler için mükemmel bir tercih olacaktır. İki katlı olması ile ister körfezi yukarıdan izleyin isterseniz açık alandan iskele keyfi yapın. Sandalyelerin sıkışık olmadığı bol havadar olan Kahve Diyarı bana göre işini en iyi yapan, en güler yüzlü personeli çalıştıran İzmir'deki tek Kahve Diyarı. Yemekleri, atıştırmalıkları ve waffle da ise kalitesini korumakta. 

Adres:Atatürk Cad. No:140, Pasaport/ İZMİR



Varuna Gezgin-Cafe Del Mundo-Alsancak

Adımınızı atar atmaz kendinizi mekanın içinde kaybettiğiniz, duvarlara bakmaktan boynunuzun ağrıdığı, çalışanların samimi ve sıcak kanlı olması, değişik aktivitelerin yapıldığı, öğrenciler başta olmak üzere gençlerin favori Cafe Del Mundo'ya kesinlikle gelmelisiniz. Pub da takılmayı sevenler için güzel bir alternatif olacaktır.
Merak edenler için fiyat lisetesi tıklayın.

Adres:Kıbrıs Şehitleri Caddesi  No:13 Muzaffer İzgü Sokak  Alsancak / İZMİR


 Sizler de umarım benim gibi memnun kalırsınız !
Sevgiler!







27 Eylül 2016 Salı

Hem Ucuz Olsun Hem Benim Olsun Diyorsanız....

Eylül 27, 2016

Sonbahar geldi çattı. Hatta öyle bir hale büründü ki, akşamları kış gündüzleri kendini baharda hissettiriyor. Tabi bu sırada hava değişiminden ayaklarımızı koruyamıyorsak vah halimize...
Hem gündüzleri terletmesin hem akşamları ayakları sıcak tutsun hemde tarz olsun diyorsanız; her kıyafete, çantaya şıp diye yakışan Oxford ayakkabılarını sizlere takdim etmek istiyorum.
Görünüşü her ne kadar annelerimiz tarafından: "Bu bildiğin erkek ayakkabısı." denilse de kombinlerle oldukça uyum sağlamakta. İster spor giyinin ister klasik. "Resmen her derde deva üretilmiş bunlar canım !" dediğimiz bu ayakkabıları gelin piyasa da uygun ve kaliteli firmalardan alalım, şıkır şıkır giyelim!
İşte 50 tl altı beş Oxford ayakkabı :














Umarım sizlere az da olsa katkı sağlamışımdır. Daha değişik önerilerle karşınız da olacağım iyi günler!
Sevgiler!


26 Eylül 2016 Pazartesi

TOP 5: EMMY Ödülleri Makyaj ve Kıyafet İnceleme

Eylül 26, 2016

Selamlar !
Moda yazısı yazmayalı baya bir zaman geçti üzerinden farkındayım. Aynı şekilde EMMY içinde geçerli...
Zaten herkes bloglarında yada sosyal medyada bolca yorum yapıp kendi görüşlerini belirttiği için, ben de uzun uzun inceleme yapmak yerine EMMY ödül töreninde sevdiğim 5 makyaj ve kıyafetleri sizlerle paylaşmak istiyorum. Şimdiden iyi okumalar !







Sevgiler....

25 Eylül 2016 Pazar

Allık Çeşitleri ve Önerileri

Eylül 25, 2016
 
Çoğumuz 3 yaşından başladı makyaj malzemelerini tanımaya... Orasını burasını kurcalayıp, yüzümüze boca etmeye...

Ama gel gelelim ki, her ne kadar içli dışlı olsak bile bir çoğumuz hala allık kullanımını ve çeşitlerini bilmemekte. Buna bağlı olarak yaptığı makyajı da adeta katliam yaparak bozmakta. Her ne kadar evimiz de çeşit çeşit, renk renk allıklarımız olsa da en güzel sonuç 'doğru' uygulandığı zaman güzel olmakta. Allık uygulama tekniği ile ilgili bir yazım daha sonra gelecek fakat şimdi sizlere biraz allık çeşitlerini daha sonra yazıyı takiben allık önerilerimi paylaşmayı planlıyorum.

ALLIK ÇEŞİTLERİ

Allık çeşitleri mi desem allık türleri mi desem bilemediğim fakat form olarak 3'e ayırdığımız allıklar:
-Toz allık
-Jel allık
-Krem allık 
olarak günümüz de birçok drugstore da satılmakta. 

Peki hangisini tercih etmeliyiz ? diye sorduğunuzu duyar gibiyim. O zaman açıklamalarımla sizi baş başa bırakıyorum.

TOZ ALLIKLAR

-Genel olarak adı üstünde'toz' form da olup, sıkıştırma sonucu ile bir araya getirilip değişik gramajlarda satışları yapılmaktadır. Markadan markaya pigmentasyonu değişmektedir. Buna bağlı olarak kalıcılığı da değişmektedir. Kullanışı gayet kolay olmakla birlikte, genellikle bu ürünler kışın tercih edilmektedir. Sürdüğünüz miktarın belli bir kısmı, genellikle tabiri caizse uçmaktadır. Aynı zaman da bu ürünün dezavantajlarından biri ise fırçasız kullanımının olmamasıdır. 

KREM ALLIKLAR

-Bu allık türü kremsi yapıya sahip olup, pigmentasyonu toz allığa göre daha yüksek olmaktadır. Kalıcılığı ise tenden tene göre değişmekte iken, toz allıklarla karşılaştırıldığında daha uzun süre kalmaktadır. Toz allığa göre avantajlarından biri elle yada süngerle kullanılabilir olmasıdır. Yaz-kış rahatlıkla kullanılabilmektedir. Dezavantajlarından biri ise dağıtması toz allığa göre daha zordur. 

JEL ALLIKLAR

-Likit formda olan bu allıklar, krem allıklara göre daha sıvı/akışkan formda olup genellikle karşımıza tüpte çıkmaktadır. Daha parlak bitişli sonuçlar elde etmek için kullanılır. Kalıcılığı ise kremsi allıklarla hemen hemen aynı olmakla birlikte, kremsi allıklarla karşılaştırıldığında çok daha kolay dağıtılmaktadır. Çıplak cilde uygulandığında ise oldukça doğal başarılı bir görünüm vermektedir.

Piyasa da birçok markanın allıklarını duyuyoruz her gün. Peki bunlardan bizim için hem uygun fiyatlı hemde kaliteli olanı hangisi ?
-Aşağıdakiler benim size olan önerilerim. Fakat, buraya tıkladıklarınız ise benim favorilerim :)

Catrice Markasının Allıkları

Rimmel London Allıkları

The Balm Allıkları


Wet n Wild Allıkları
İndirim de yakaladığınız da tadından yenmeyen allıklara bakmanızı öneririm. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere...
Sevgiler...