20 Mayıs 2015 Çarşamba

Vlog Tadında Blog ! #19.05.15 //Alsancak-Konak-Karşıyaka//


 Herkese merhabalar ! Bugünkü yazım biraz daha değişik olacak. Daha önceleri, sevgili Ecem Yazıcı Makyaj Formullerin de görmüştüm bu seriyi. Yorum olarak da paylaşmıştım, çok beğendiğimi. Aklım da yokken, dün sabah yataktan kalkıp bugün ``19 Mayıs hemen Vloglamalıyım!`` dedim. Sonra baktım video çekmek emek işi, malum vizeler kapıma dayanmış, ben de fotoğraflayarak anlatayım dedim. Böyle yazıları sayılı grup değil, herkesin yapması gerektiğini düşünüyorum. Hem farklı şehirleri görmüş oluruz hem de bizim şehrimize tatil amaçlı gezip görmek isteyenlere de fikir olmuş olur ( Nereler de kalınmalı?, Nereleri daha uygun fiyatlı?... vb gibi ) O zaman yazıma başlamadan şimdiden herkesin 19 Mayıs Genclik ve Spor Bayramını Kutlarım. İyi okumalar !! :)

Bu hafta vize öncesi haftam olduğu için, kendime tatil ilan etmeme rağmen, okul zamanın da kalktığım saatte kalktım. Bünye alışkanlık yaptı galiba 10 dedi mi, gözlerim istemsiz açılıyor. :(


Kalkar kalkmaz ilk işim elime telefonu alıp, arkadaşımla gün planlaması yaptık. Kendisi şehir dışından geldiği için, yarın dönmeden önce buluşalım dedik. O sırada annemin İzmir Atatürk Müzesi bugün açılmış demesiyle, arkadaşıma mesaj atmam bir oldu ve ilk istikamet olarak, Alsancak dedik sonra kafamız nereye eserse oraya gideriz diye ayarladık bir saatlik konuşmanın sonunda. Ardından kahvaltıya geçtim. Canım fazla bir şey istemediği için küçük pasta ve nescafe ile kahvaltımı tamamladım. Neden bilmiyorum ama tatlı ile nescafe görsem direk Fransız Kahvaltısı yapıyorum diye havalara giriyorum ^^ Birbiri ile alakasını hala çözmüş değilim :)



Ardından kahvaltı faslını geçip, hazırlanmaya başladım. İçime doğmuş olacak ki, olabildiğince rahat kıyafetler seçtim bunları sevdiğim bir babet ile tamamladım. -iyi ki seçmişim diyorum, nedenini yazı sonunda anlayacaksınız :)) -
Oyalanmaları bitirdikten sonra kendimi yola attım, 13:10 civarın da. İlk önce Karşıyaka Çarşıya gitmem gerekiyordu. Arkadaşımla buluşacağım için. Hava aşırı sıcak olduğu için direk izban kullandım. İzban da fotoğraflamak yasak diye içini çekmedim. Burda da arkadaşımı beklemeye koyuldum.



Allahtan canımcım ben geldikten 5 dakika sonra geldi de beni çok bekletmedi. Ardından vapur saatlerini bilmediğimiz için, hızlıca çarşının içinden iskeleye yürümeye başladık. O sırada çarşıyı fotoğraflayamadım. Söz bir gün sadece çarşıyı Vloglayacağım. :)


Hızlıca gelmemizin ardından iskeleye geldik. Siz ne kadar görmüş olsanız da, bir de benim gözümden bakmanızı istedim. 

Hızlı yürüken elim çıkmış. :(

Kentkart yüklemeydi falan derken, vapur kaçırdığımıza üzülen ben, tabelaya bakmamla gelmesine 10 dakika olduğunu görünce ayrı bi sevindim. Bizim bindiğimiz Karşıyaka-Pasaport, fakat aşağıdakilerin hepsi Karşıyaka-Konak olarak gösteriyor. Çekerken tam yakalayamamışım. Bu arada vapura binmek isteyenler için bir not : 20 dakika da bir kalkıyor. Seferler için İzdeniz den bilgi alabilirsiniz.


Sabırsız olan ben sonunda vapura binme heyecanı ile fotoğraflamaya başladım. Nedense her bindiğim de ayrı bir sevince kapılıyorum. Deniz aşkı bu olsa gerek <3


Tabi bundan sonra fotoğraf çekmeyi bırakıp, arkadaşımla manzaranın keyfini çıkardık. 



Evetttt, Pasaport`a geldik.






 Tabi biz daha önce Atatürk Müzesine gitmediğimiz için, yerinin nerde olduğunu bilmiyoruz. Kordon da olduğunu okumuştum yola çıkmadan önce yaptığımız araştırmada. Ben de buna dayanarak Alsancak Vapur iskelesinde ineceğimize, Pasaportta inip, oradan yürürüz diye düşünerek arkadaşımı indirdim. Başladık yürümeye....


Yürümeye başlayınca burdan gidelim ya buluruz bir şekilde düşüncesi ile Cumhuriyet Meydanına geldik. Tabi biz gelene kadar her şey toparlanmış temizlenmiş. Az bir kalabalık kalmış o da, kendi aralarında marşlar söylüyorlardı.





Tam Cumhuriyet Meydanı`nın ortasına geldik. Aşağıdaki sundurmanın altından, bir amca görüp ona nerede diye yol sorduk. O da bize : Atatürk müzesiiiii......mmm.... Şey kızım sen çok yanlış yoldasın Konak sahilde beş dakikaya bulursun. `` dedi. Biz de yaşlı amca, yalan söylemez diyerek inandık. Halbuki en üst fotoğraflarda tabelaları okusak adam gibi bulcaz yolumuzu. Neyse güvendik gidiyoruz, dediği yoldan..






Yürü Allah yürü, yol bitti etrafta ne müze var ne başka bir şey. Her yer, kafe, bar, yemek yerleri ile dolu. Neredeyse yarım saat boyunca yürüdük, güneşin altında. Dayanamadım girdim balık restoranına, Allahtan sahibi vardı içeride hemen yardımımıza koştu. Bizi gittiğimiz için tebrik etmesi ile buyur etmesi bir oldu. Nazikçe reddedip, tarif ettiği yoldan geri döndük. Nasıl sinirlenmişim sormayın. Yani amcacım bilmiyorum yerini desen, ne olurdu ki ? Bizi yürüttün güneşin altında yarım saat.... Neyse devam ettik yürümeye tee geri döndük Cumhuriyet Meydanı`na ordan da geçtik, Gündoğdu Meydanına...



Tam yarım saat yürümemizin sonucun da, sanki çöl de su bulmuşçasına sevindik. Hemen kendimizi topladık ve içeri giriş yaptık. Bu arada 4 yıllık restorasyondan sonra açılışı bugündü. Giriş ücretsiz.




İlk olarak şunu söylemeliyim ki, içeri girer girmez aşırı bir kalabalık bizi bekler diye düşündüm fakat, beklediğim gibi hiç değildi. Gençler neredeyse yoktu. Gelenler ise özellikle bayanlar perdeleri falan elleyip kumaş cinslerine bakmak için gelmişlerdi. Ne olursa olsun içeri girer girmez bir büyü sizi alıp başka yerlere götürüyor. Ben müze de bir ara o kadar rahattım ki, sanki kendi evim de gibi oda dan odaya koşuyordum. Sanki kendi evimmiş gibi hissettim, o yakınlık o sıcaklık başka bir yerde bulunmaz.


Girer girmez, sağ tarafınızdaki bu heykel size hoşgeldiniz diyor adeta :))


Bayıldığım kütüphane...


Şu kitapların  güzelliğine bakar mısınız ?


Yan taraftan açılan Atatürk Salonu..





Toplantı Salonu.. 




Zemin katta fazla oda yoktu, Atatürkle ilgili sinema salonları vardı. Bizde ikinci kata çıktık.





İkinci katın giriş kısmı...


Merdivenlerin hemen önünde Atatürk`ün giydiği giysiler bizi karşılıyor.








Ardından Yemek Salonu...







Tuvalet aynaları benim dikkatimi çok çektiği için, genelde ilk önce onları fotoğraflamışım. Şimdi de Yaver Odası.



Sıra geldi, benim en en en bayıldığım yere. Atatürk`ün çalışma odası. İçindeki kitapları çekmeye çalıştım. O kadar değişik şeyler vardı ki..




Tüm odalar birbiri ile bağlantılı. Yani yemek odasından başlayıp tüm odaları geçerek, banyoya ulaşabilirsiniz. Şimdi de banyo. İlk baktığım şey bu havalandır/ışıklandırma oldu.



Evvett, beklenen odadayız, banyonun yanından açılan bir kapı var, orada Atatürk`ün yatak odası bulunuyor. Zaten odanın bir kapısı çalışma odasına bir diğeri ise banyoya açılıyor.






Buradan çıkıp karşı tara geçiyoruz, berber kısmına geliyoruz. Yanlış hatırlamıyorsam sağ taraf Yaver`in sol taraf Misafir odasına açılıyor.



Buradan misafir odasına geliyoruz. Okuduğum kadarı ile İranlı devlet adamları kalmış.



İzmir Odası..






Terasa çıkan merdivenler.


Hiç çıkmak istemedik açıkçası, baktıkça bakası geliyor. Oradan çıktık, başladık Kemeraltına yürümeye..






Yemek yemek için yer ararken, o kadar çok gezmişiz ki neredeyse tüm Alsancağı dolaşmışız, ben fotoğraflama yapamadım o sıralarda. Tabi biz o kadar yorulmuşuz ki aynı zaman da acıkmışız, kendimizi bir kumpirciye attık. Yemek yemeye o kadar dalmışım, neydi ne kadardı neresiydi inanın şuan bile hatırlamıyorum. :)) 


Enerjimizi aldık, ölmüş ayaklarımızla Kemeraltın`a yürümeye devam ettik.



Enerji almasına aldık ama gel gör ki ayaklarımız pert olmuş durumda. Neyse moralimizi bozmadan Kemeraltın`a geldik.



Yukarıdakı resimde hemen sağda harika bir çantacı var. Arkadaşım hemen soktu tabi beni oraya, ben de sizler için modelledim.




Yürürken inanın çekmek çok zor oluyor. Durup çeksen, seni turist yada şehir dışından gelen biri zannedip, ya laf atıyorlar yada sana pahalıya satıyorlar. İki durumuda yaşayınca bugün, bundan sonra burayı Vloglamam heralde.







Arkadaşımın kardeşi için bir şey alması gerekiyordu. 17:00 da Kemeraltına giren biz 18:15 te oradan anca çıkabildik. O kadar yorulmuş ve bezmişim ki, soluğu dondurmada aldım. Sadece 5 dakika da bu dondurma biter mi ? - Biter.


Ardından yeter burda kalmak istemiyorum diye beş karış suratla arkadaşıma çemkirirken, meğersem vapura binmemiz bir olmuş. Dondurma, beni serinletmediği için, vapurdaki taze sıkılmış portakal suyu sıkan amcayı görür görmez, direk aldım iki tane. Şansıma bakınız ki sıcak çıktı :(


O kadar yorulmuşuz ki, vapurda zaman nasıl geçti anlamadık. Bir baktık Çarşıya geri dönmüşüz.
Burada da kutlamaları kaçırmışız :(




Çarşı Flormar.


Ve Çarşı Gratis..




Geldiğimiz de saat 19:00 dı. Çarşıda soluklandıktan sonra, evlerimize dağıldık. Eğlenceli bir o kadar da yorucu bir gündü. Yorulduğumuza değdi bir bakımdan. Arkadaşım 19 Mayısta Anıtkabir`e gitmek istiyordu olmayınca ona bugün böyle bir sürpriz yapmak istedim. Gerçi sürpriz olmaktan çıktı ama mutlu olması pahabiçilemezdi :))

Bundan sonra az yorulmalı bol fotograflı bir Vlog tadında Blog hazırlayacağım. O zamana dek kendinize güzel bakınız <3



14 yorum:

  1. Inanmiyorum ya evi gorunce tuylerim diken diken oldu bi an ozellikle toplanti masasi etrafindaki heykelleri gorunce ve alsancaga izmirdeyim ama resmen 5-6 aydir gitmiyornusum bunu fark ettim:( hatirliyorum izmire ilk geldigimde izban mi o ne be ne cirkin isim o oyle demistim:D ama simdi baskasi tuhaf geliyor kentkart cok enteresan gelmisti mesela ama sonra adeta izmirli oldum ciktim!:D
    Emegine saglik canim benim cok cok cok guzel bi yazi olmus haklisin hepimiz yapmaliyiz bunu!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahh canim canim canim canim benim ! İlk yorumu senin atman kadar mutluluk verici bir sey olamaz !! <3 ilk basta bu guzel yorumun icin tesekkur ederim <3 sorma İzmirli olmama ragmen izbana ben bile alisamadim, hala metro metro diye cagiriyorum :)) bana da mesela akbil cok tuhaf geliyor, demek ki sehirler arasi farklilik oluyormus :) kesinlikle gitmelisin canim benim daha dun acildi. Zamanin olursa ugra derim :) unutma artik sende İzmirlisin !!! :)) İnsallah bebegim sende bu tarz yazilarla aramiza katilirsin, Bursa ve İzmir`i senin gozunden gormek isterim :) <3

      Sil
    2. Sen istersin ben yapmaz miyim! Ilk bursaya gittigimde yapicam:) Muzenin girisi de ilginc sekilde Ataturk'un Selanikteki evine benziyor seneler once oraya gitme ve evi gezme sansim olmustu cok cok farkli bi ambiansti gercekten Ataturk'un de bir zamanlar ufacik bi cocuk oldugunu gormustum elini cizmis kagidin uzerine onu cerceveleyip asmislardi kucuktum oraya gittigimde ama yine de cok etkilenmistim cok farkliydi o yuzden bu tarz yerleri sevmemek imkansiz her seferinde tuylerim diken diken olur gururlanirim!

      Sil
    3. O zaman dort gozle bekleyecegim Vlogunu bebegim :* Ben Selanik`e gitmedim ama burasi bana farkli duygular yasatti. Yakindan gidip gormekle, televizyondan izlemek cok farkliymis bunu gormus oldum. Her gencin gitmesi gereken yerlerden biri...

      Sil
  2. Canım çok güzeldi gerçekten okurken seninle beraber yoruldum koştum o amcaya kızdım:) ama sınu güzel bitmiş aynen devam

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tesekkur ederim canim benim <3 destegim cok ama cok onemli ayni sekilde senden de bekliyoruz bu tarz yazilari !! :)))

      Sil
    2. inşallah canım ...ben daha çok gün içerisinde bam telime dokunan şeyleri yazıyorum..bu tür yazıyı da yalan yok yeni gördüm.. biliyorsun yeniliklere açığımdır..zamanla bir şeyler olabülür=) herzaman destek tam destek...

      Sil
    3. Sagol canim benim ! Vaktin olursa denemelik yap begenmezsen, yapmazsin ;))

      Sil
  3. İlham kaynağı olduğum için ne mutlu bana :) tüm yazılarını okudum resımlerı teker teker ınceledım hepsi harika ama fransız kahvaltısına bayıldım :D eğer o sevgili amca bu yazıyı okuyorsa selam olsun :) müzelere bayılırım ve tüm resimler esyalar hersey o kadar guzeldi ki İzmir'e gelmeden beni ortaya Müzeyi ayağımıza gettirtiğin için teşekkürler :) yazılarının devamını bekliyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle ilham kaynagim oldun ! Acikcasi bunu yaparken biraz tereddut ettim. Acaba nasil bir tepki verirsin diye, fakat bekledigimden daha da pozitif bir cevap almak tarif edilemez bir duygu. Sen de benim gibisin ilginc seyleri seviyorsun, Fransiz kahvaltisi gibi :)) Nedemek canim her zaman, daha gidecegim farkli muzeler var, onlarida yazmayi planliyorum. Bende senin yazilarinin devamini bekliyorum, destegin icin cok tesekkur ederim :) <3

      Sil
  4. Video izlemiş kadar oldum canım, bol fotoğraflı yazılara bayılıyorum, ellerine kollarına ayaklarına sağlık :) Bu tarz postlarını daha çoook görmek dileği ile :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Begendiysen, mutluyum demektir :) bende ilginc yazilari seviyorum, elimden geldigince yapmaya calisiyorum iste :)

      Sil
  5. Güzel bi yazı olmuş bi an kendim anlatıyorum sandım bende böyle bol fotoğraf bol yazı yazmayı seviyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay ne guzel yorumunu gorebilmek ! Cok tesekkur ederim canim benim :)) bu arada evlilik hazirliklarini dort degil on dort gozle bekliyorum ^^

      Sil